Bir vazifeyi yapmak için öncelikle, doğru sunni inancına sahip olmalısınız. Eğer doğru sunni inancına sahip olmaksızın bir  vazifeyi yaparsanız o vazife işe yaramayacaktır veya size zarar dahi verebilmektedir. Vazifeyi doğru inanç ile yaparsanız ve işe yararsa bunun anlamı; Allah size karşı nazik ve kendinizi düzeltmeniz için bir şans verecektir.

DOGRU SUNNI INANC

Peygamberimiz peygamberlerin en üstündedir. Ve en büyük peygamberdir ve bütün zamanlar da ve heryerde şimdiki Peygamberdir ve mevcuddir.

Doğru sahabi olan sahabi Hazreti Muaviya vahi yazmis .Ona saygısızlık eden herhangi birisi veya diğer sahabiler hemen orada kafir olurlar.

Bütün Şiiler ve bedeviler (Vahabiler) murtiddir. Bunun anlamı daha önce Müslüman olan insanların kafir olmalarıdır. Cehennemin en alt bölümü onlar için ayrılmıştır.

Bir hadise göre bütün ölen insanlar kafirlerde dahil bizi görebilirler ve duyabilirler. 

Hadise göre bütün peygamberler ,sahabiler, evliyalar ,şehitler ve salih kişiler öldükten sonra Allah’ın izni ile size yardım edebilirler tabiî ki yardım etmek isterlerse.

Eğer yapılmasını istediğimiz birsey varsa bize ölü insanlardan  direk olarak yardım etmelerini sormak için izin verilmiştir çünkü onlar ölü değildir. Onlar rütbelerine göre Allah tarafından verilmiş güçlere sahiptirler ve bu güçlerini kullanarak bize yardım edebilirler ve sorunlarımız çözmemize yardımcı olabilirler.

Bir Peygamber veya Sahabi veya Evliya vesile ile edilen dua da tercih edilebilir.

Herhangi bir kişi Peygamberlerin, Sahabilerin veya Evliyaların ölü olduklarını  kabul ederek güçlerini redederse kafir olur.

İslamiyette 5 tarikat vardır, Kadri, Nakşibendi, Çişti, Suherverdi ve Şazli. Evliyara ve alimlere göre kim bunları redederse kafir olur.

Şeyh Abdul Kadir Geylani Allah’ın izni ile şimdiki zamanda heryerde bulunur ve en büyük evliyadır. Bütün evliyaların üzerindedir. 

Şeyh Abdul Kadir Geylani Hazretleri herhangi bir müslüman zorluk içinde olursa yardım için beni çağırsın, yardım için gelirim diye söylemiş. Ben 3 kere onu yardm için çağırdım ve bana yardım etti.

Resûlullâh (SAV)'in şöyle buyurduğu Ebû Hüreyre (RA)'dan rivâyet olunuyor:

" Allahu Teâla buyurdu ki: Her kim benim velilerimden bir veliye düşmanlık ederse, şüphesiz ben ona i'lân-ı harb ederim. Benim kulum, üzerine farz ettiğim şeyden daha sevgili hiç bir şey ile bana tekarrüb edemez. Bir de kulum nevâfil ile bana peyderpey tekarrüb ede ede nihâyet öyle bir hâle gelir ki, ben onu severim. Onu sevdiğim vakitte de onun işitmesine olan kulağı, görmesine olan gözü, tutup yakalamasına olan eli, yürümesine olan ayağı, anlamasına olan kalbi, söylemesine olan dili olurum. Öylesi benden (bir şey) isterse muhakkak veririm. Bana sığınırsa, onu hıfz ve siyânet ederim. "

(Bu hadis -i şerifi, Buhâri rivâyet etmiştir.)

Kuran’da ve hadislede yukarıda sözü edilen şeyler hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Lütfen bu konularda kendiniz Kuran ve ayetlere danışın.

Allah doğru yolda yardımcınız olsun